18 Haziran 2011 Cumartesi

Kartal Yunus Çimento Fabrikası, 1927 yılında Belçika’da yaşayan Mason biraderlerinde aralarında bulunduğu bir grup tarafından Kartal-Pendik arasına kurulmuştur. Kurulduğunda Kartalda henüz minübüs yolu bile yoktur. Adını denizden geçen yunuslardan almıştır. Ve fabrikaya verilen bu isim daha sonra çevresindeki yerleşkenin adı olmuştur. 2004 yılında eski sanayi tesisi olan bu fabrika yıkılmıştır ve geriye sadece iki bacası kalmıştır. Her yapı günün birinde ömrünü tamamlar ve atıl hale gelir. Peşinen vurgulayalım ki bir kısmının da yıkılması gerekir. Hele yenilenme ya da iyileştirme şansı kalmamışsa, mimari ve estetik açıdan gelişmeye ve güzelleşmeye ket vuruyorsa. Bu sav, fiziki yapılar için olduğu gibi, kurumsal ve sosyal yapılar için de geçerli olsa gerek. Ancak, bazı şeyler vardır ki, zamanlarına, alanlarına damgalarını vurmuşlardır. Adeta o çevrenin ya da toplumun kimliğinin parçasıdırlar. İzleri kolayca silinemediği gibi, belki de silmemek, aksine "korumak" gerekir. Bir tarihi - doğal doku, bir kültür sanat yapıtı, bir demiryolu hattı, bir fabrika, limana elverişli koy, hatta ve hatta bir maden ocağı... Kentlerin, yerleşimlerin ortaya çıkmasına ya da tersine devre dışı kalmalarına, silikleşmelerine neden olurlar. Çimento fabrikasının bu iki bacası artık işlevliğini yitirmiş , üzerine afiş asılarak amacı dışında kullanılmaya başlamıştır. Hatta şuan iktidarın elinde olan bu iki baca , iktidarda olan Ak partinin afişleri ile tanıtım görevi görmektedir..









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder